Kurtuluş Savaşında kullanılan hemşirelik üniforması ile kürsüye çıktı

Seminerde konuşma yapan kadın öğretim üyesi, Kurtuluş Savaşında kullanılan hemşirelik ünformasi ile kürsüye çıkarak, konuşmasını gerçekleştirdi.

SANKO Üniversitesi Sağlık Bilimleri Fakültesi (SBF) Hemşirelik Bölümü tarafından Hemşirelik Haftası etkinlikleri kapsamında Özel Sani Konukoğlu Hastanesi Toplantı Salonu’nda “Hemşirelik Meşalesinin Yakıldığı Ülke Türkiye” konulu bir seminer düzenlendi. Seminerin açılış konuşmasını yapan SANKO Üniversitesi SBF Hemşirelik Bölümü İç Hastalıkları Hemşireliği Anabilim Dalı Başkanı Yrd. Doç. Dr. Medet Korkmaz bu tür bir etkinlik düzenlemekten gurur ve mutluluk duyduklarını söyledi. Yrd. Doç. Dr. Korkmaz, “Çanakkale’de yapılan, Çanakkale ve Balkan Savaşları’nda hasta bakım hizmetlerini sürdüren ilk Türk Hemşiresi olan Safiye Hüseyin (Elbi) heykeline modellik yapan Doç. Dr. Arzu Tuna’nın ‘Hemşirelik Meşalesinin Yakıldığı Ülke Türkiye’ konulu sunum yapması bizleri ayrıca mutlu ediyor” dedi.

Kurtuluş savaşındaki üniforma ile çıktı

Seminerde SANKO Üniversitesi SBF Dekan Yardımcısı ve aynı zamanda Hemşirelik Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Arzu Tuna, Çanakkale Savaşlarında kullanılan eski Türk hemşire üniforması ile bir konuşma yaptı. Doç. Dr. Tuna, Herodot’un “Barışta oğullar babalarını gömer. Savaşta babalar oğullarını gömer” sözüne atıfta bulunarak, bu sözün savaşın ne kadar acı verici olduğunu anlattığına vurgu yaptı. Doç. Dr. Tuna, Savaş birilerinin istediği yerde başlar ama istediği yerde bitmez. Sadece büyük acılar kalır. Hemşireler, bu acıyı hisseden, bu acıyı dindiren, savaş alanlarının en büyük kahramanlarıdır” şeklinde sürdürdü konuşmasını sürdürdü.

Hemşirelik mesleğinin tarihi ve savaşlardaki etkisini de anlatan Tuna, Hemşirelik mesleği, ilk eğitimli, acıyı hafifleten, yaraları saran, savaş sırasında bulaşıcı hastalıkları önleyen, İngiliz askerlere büyük psikolojik desteği olan, ilk savaş hemşiresi olarak kabul edilen Florance Nightingale (1820-1910) ile dünyada kabul gördü. Ülkemizde ise 1911 yılında Trablusgarp ve 1912 yılında Balkan Savaşları’nda yaralanan askerlerin büyük kayıplar vermesiyle ve bu askerlerin bakımı için duyulan gereksinimle hemşirelik mesleği başladı. 1911 yılında gönüllü hasta bakıcı kursu açılmış ve ilk formal hemşirelik eğitimine başlanmıştır. 6 ay süren kurs sonunda sertifika alan Müslüman Türk kadınlarının ilk defa Balkan Savaşı (1912) ve Çanakkale Savaşı (1915 – 1916) sırasında hasta bakımına katılmaları mümkün olmuştur. 1913-1914 yıllarında üniversite konferans salonlarında düzenlenen kurslara çok sayıda öğrenci katılarak, hasta bakımı üzerine çeşitli bilgiler aldı. Kursları bitiren Safiye Hüseyin (Elbi), Kerime Salahar, Münire İsmail gibi Türk hanımları Çanakkale ve Balkan Savaşlarında gönüllü hasta bakıcılığı yapmışlar ve büyük fedakarlıklar göstermişlerdir. Safiye Hüseyin (Elbi), savaşan askerlere, yaralı ve hastalara, kimsesizlere ve bakıma muhtaç olanlara, şehit ve asker ailelerine, göçmenlere ve esirlere Osmanlı Hilal-i Ahmer Cemiyeti bünyesinde, Osmanlı Hilal-i Ahmer Cemiyeti Hanımlar Merkezi’nde yardım etmiştir. Türk Hemşireler, Hilalı Ahmer (Kızılay) olarak sadece Türk Askerlerin değil, yaralı Anzakların, İngilizlerin ve diğer tüm askerlerin acılarını dindirmek için de ellerinden geleni yapmışlardır dedi.

Tuna, Florance Nightangale’in sadece kendi ulusundan insanlara bakım verme davranışı bugün, Uluslararası Hemşirelik Birliği’nin (ICN) temasında, her insana bakım verme davranışına dönmüştür” diye konuştu. Tuna, milenyum gelişim hedefleri ise şu şeklide sıraladı:

“Mutlak yoksulluk ve açlığı ortadan kaldırmak, Herkesin temel eğitim almasını sağlamak, çocuk ölümlerini azaltmak, anne sağlığını iyileştirmek, HIV / AIDS, kanser, sıtma ve diğer hastalıklarla mücadele etmek, kadınların konumunu güçlendirmek ve toplumsal cinsiyet eşitliğini geliştirmek, çevresel sürdürülebilirliği sağlamak, kalkınma için uluslararası işbirliğini geliştirmek.”

Hasta bakımındaki uygulamalar

SANKO Üniversitesi SBF Hemşirelik Bölümü ile ilgili paylaşımda bulunan Doç. Dr. Tuna, “Dünyadaki savaşlarda var olan hemşirelik bilimi ışığında 100 yıl sonra bugün SANKO Üniversitesi SBF Hemşirelik Bölümü olarak, ICN temasını benimsiyor ve erkek ve kadın tüm hemşireler omuz omuza, klinik ortamda hasta bakımında çeşitli uygulamalar yapıyoruz. Hemşireler, gebelerle birlikte gebe sınıfında, çocuklarla birlikte hastane sınıfında, sağlık eğitimleri ile fabrikada, okulda, huzur evlerinde, sağlık için ‘farkındalık yürüyüşlerinde, ırk, cinsiyet, etnik köken gözetmeksizin hizmet vermektedir ifadelerini kullandı. Türkiye’de kadınların kamusal alanda var olmasını sağlayan ilk mesleğin hemşirelik olduğunun altını çizen Doç. Dr. Tuna, “Bu meslekte hayat ile ölüm ile mücadele eden meslektaşlarımın ve öğrencilerimin hemşirelik haftasını kutluyorum. Savaşta Tanrının en değerli armağanı olan hayat, çok defa hemşirelerin ellerine terk edilmiştir. Hemşireler her zaman yaşamınızı duyar” diye konuştu.

Doç. Dr. Tuna’ya konuşmasının ardından SANKO Üniversitesi Rektör Vekili Prof. Dr. Güner Dağlı ve SBF Dekan Vekili Prof. Dr. Türkan Pasinlioğlu tarafından çiçek verildi.

Bir önceki yazımız olan Gaziantepli hububatçılardan Güneydoğu çıkarması başlıklı makalemizde Bilim Teknoloji, Borsa ve Döviz hakkında bilgiler verilmektedir.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir